Anasayfa | Fetvahane | Gönenli Hoca | Hac İbadeti | Vaazlar | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Gazlı içecekler

Gazlı içecekler Cola vb. Gazozlar

Kategori  Kategori : Fetva
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 927
Tarih  Tarih : 27 Aralık 2008 11:50

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Gazlı içecekler – Hayrettin Karaman 15.9.2006 yenişafak

Bir süt ürünü olan, bir insanın normal olarak içebileceği miktarı (hatta daha da çoğu) asla sarhoş etmeyen, içine dışarıdan alkol katılmayan, mayasında kendiliğinden oluşan bir miktar etil alkol bulunmakla beraber bu da başka maddelerle karışık ve bileşik olarak bulunan, üründe tad, renk ve koku olarak alkolun hiçbir izi bulunmayan kefire -canları öyle istediği veya bilgileri yeteersiz olduğu için- haram diyenler olmuştur. Son günlerde de Ezher Üniversitesi'ne bağlı bir heyetin, “Coca Cola ve Pepsi Cola'ya domuz eti karıştığı için içilmesinin haram olduğu”na dair bir fetva verdiği haberi yayılıyor. Bu yazıda ise eski ve muteber fıkıh kitaplarından İbn Âbidîn diye meşhur olan kitabın metin, şerh ve haşiyesinden bazı nakiller yapacağım. Bu nakillerde yalnızca kefir ve kola ile değil, kadınların normal akıntıları, tavukların sulu yolumu, koruyucu maddeler gibi çokça sorulan sorulara da cevap teşkil edecek fıkıh bilgilerini aktaracağım. Burada nakledilen hüküm ve değerlendirmelerin bazıları fıkıhçıların ittifakı ile bazıları da bir kısmının kabulü ile sabittir. Bir sonraki yazıda da özellikle kola cinsinden içecekler ile İslam'a ve Müslümanlara düşman olan ülkelerin mallarını satın alma konusunu ele alacağım.

Dince pis olan nesne az suya veya az sıvı maddeye karıştığı zaman su ve sıvı pis olur; içilmez ve onunla dînî temizlik yapılmaz. Çok suya pislik karıştığı zaman ise suyun rengi, tadı ve kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su pis olmaz. Çok su Hanefîlere göre yeri köşeli ise yüzeyi 10x10 arşın, yuvarlak ise 36 arşın, derinliği ise bir karışa yakın yerdeki sudur. Arşın yaklaşık iki karıştır. Şâfiîlere göre iki kulledir (büyücek küp), İmam Malik'e göre ise az su, içine düşen pisliğin rengi, tadı veya kokusu belli olan sudur, belli olmayan su ise çok sudur. Buradaki ölçülere göre çok sayılan suya mesela sidik veya şarap karışsa o su pis olmaz, onunla abdest alınır ve o su içilir (İbn Âbidîn, 1984 Kahraman Yayınları, C.I, s. 185,188).

Yenmesi ve içilmesi haram olan bir nesneyi, onda iyileştirme özelliği varsa tedavi maksadıyla yemek ve içmek caizdir, nitekim susuz kalan kimsenin –başka bir şey bulamadığında- şarap içmesi de caizdir (210).

Kadınların vaginalarındaki normal (hastalıktan kaynaklanmayan) ıslaklık (İbn Hacer bunu şöyle tarif ediyor: Erkeklerin mezisi ile ter arası beyaz bir su/akıntı) temizdir, dışarı çıktığı ve kilota bulaştığı zaman yıkanması gerekmez.

Erkeklerin menisi (spermi) kilota bulaştığı ve kuruduğu zaman yalnızca çitilemek/öfelemek/ovmakla temizlenir, izi ve rengi kalsa da kilot temizlenmiş olur. (Burada dikkat edilmesi gereken husus, dini temizliğin kimyevi temizlik olmadığı ve dinin kolaylığı tercih ettiğidir).

Karışma, yanma, pişme, kaynama vb. sebebiyle değişikliğe uğrayan pis nesne temiz olur, kullanılır, yenir ve içilir. Bazı örnekler: Pis olan zeytin yağı sabun olunca, eşek veya domuz tuz gölüne düşüp tuza dönüşünce, şarap sirke olunca, kuyuya düşen kuş, fare vb. çürüyüp çamura karışınca, pis üzüm kaynatılıp pekmez yapılınca, pis susam öğütülüp un ve susam yağı olunca temizlenmiş olur (316).

Yolların çamuruna ve akan sularına pislik karıştığında bu yollardan yürüyenlerin sıçrantıdan ve bulaşmadan uzak durmaları çok zordur, bu sebeple yollardaki pis su akıntısı ile bulaşan elbiseler ile namaz kılmak caiz görülmüştür, onları yıkamak gerekmez ( 324).

Süt, bal, yağ ve pekmez üç kere kaynatılınca temizlenmiş olur. Bunlara kaynatmadan önce bir miktar (beşte biri kadar) su katılır. Yağın kaynatılması şart değildir(334).

Et şarap ile pişirilmiş olsa üç kere temiz su ile kaynatılıp soğutulunca temizlenmiş olur.

Tüyü kolay yolunsun diye sıcak suya batırılan bir tavuk, böylece kaynatılıp bir süre de kaynar suda bırakılmış olmazsa, tüyü yolunduktan sonra temiz su ile yıkanınca temizlenmiş olur (334).


 

 

Yine gazlı içecekler – Hayrettin Karaman 29.10.2006 Yenişafak

"Bedbaht ona derler ki, elinde cühelânın

Kahrolmak içim kesb-i kemalü hüner eyler"

Evet bunca okur yazarsınız, Müslümanların dini meselelerini, dinin maksadına en uygun şekilde halletmek için geceni gündüzünüze katasın, sonra cahiller çıkar, ileri geri söz eder ve insanı kahrederler. Buna "haddini bilmezlik" diyelim ve bunu edep kusuruna kaydedelim.

Bir de ahlak ve dindarlık bakımından kusurlular var; onlar bilmedikleri konularda konuşmakla yetinmez, "sizin menfaat sağlamak için yanlışa doğru, harama helal dediğinizi" söyler veya ima ederler. Bunların hesabını da Allah'a havale etmek en iyisi olsa gerek. Bunlardan bazıları "Hocam, ümmetin vebali omuzlarınızda" diyorlar da, kendi yaptıklarının vebalini hiç düşünmüyorlar.

Her ne ise, insanların kafaları karışmasın diye bir daha açıklayalım:

"Bir oturuşta, içişte, bir defada, bir bardağın etkisi geçmeden diğerini içmek suretiyle belli bir sürede içilebilecek çok" sıvı insanı sarhoş ediyorsa bunun azını içmek de caiz değildir. Mesela bir litre bira içilince, bunu içen sarhoş oluyorsa biranın bir bardağı da içilmez. (gerçi bu konuda da fıkıhçıların ihtilafı vardır ya buna girmek gereksizdir ve benim tercihim yukarıda yazdığım gibi, "çoğu sarhoş edenin azının da haram olduğu" yönündedir.

Ama bizim konumuz bu değil, bizim konumuz, içilmesi haram olan (şarap gibi) bir şeyin, içilmesi helal olan (su gibi) bir şeye karıştığı, karıştırıldığı veya içinde oluştuğu takdirde içmenin helal olup olmadığıdır. Bu konuda İslam alimlerinin söylediklerinin özeti şudur: Karışan veya helal nesnenin içinde oluşan (alkol gibi) bir şey az, karıştığı helal nesne (mesela su) çok ise bakılır; suyun rengi, tadı, kokusu karışan pis ve haram olan şey gibi olmuş ise bu içilmez, olmamış ise, suda belli olmuyorsa içilir.

Bu hükmün fıkıh kitaplarındaki ifadesine örnek olmak üzere önceki yazımda İbn Âbidîn'den nakilde bulunmuştum. Şimdi de yine Hanefî fıkhı kaynaklarından Bedâyiu's-sanâyi' simli kitaptan alıntı yapacağım:

"Su akıcı (akan) su ise içine düşen pis/içilmesi haram nesnenin rengi, kokusu, tadı belli olacak kadar çok karışma olmadıkça akar su pis ve haram olmaz. Bir kimse bir testi/kırba şarabı Fırat'a dökse, bir başkası da onun alt tarafında (suyun aktığı yönde yakın bir yerde) abdest alıyor olsa, suyun rengi, tadı ve kokusu değişmedikçe abdesti sahih olur (su pis ve haram olmaz)… Eğer haram ve pis olan şeyin karıştığı sıvı akar değil de bir kabın veya yerin içinde durgun/durmakta ise bu takdirde karışan az, karıştığı sıvı çok ise yine karışım haram ve pis olmaz. Burada çok suyun miktarı konusunda müctehidlerin farklı ictihadları/takdirleri vardır. İmam Malik'e "renk, tad ve koku" değişmedikçe karışımda su (temiz olan) çok sayılır. Şâfiî'ye göre temiz olanın iki kulle (yaklaşık 200 litre) olması gerekir, Hanefîlere göre ise karışan haram nesne, temiz olanın her tarafına ulaşıyor ise bu temiz (su) az sayılır, ulaşmıyorsa çok sayılır. (Hanefiler, bu her tarafa ulaşmanın gerçekleşmesi için temizin ölçüsü üzerinde farklı açıklamalar yapmışlardır.)…(Beyrut, 1997 baskısı, C. I, s. 402-405).

Kefir, boza, gazoz ve kolalarda, çoğunun içilmesi durumunda sarhoş etme özelliği/etkisi yoktur. Bunlarda temiz olan su çok, içinde oluşan veya aromasını eritmek için kullanılan etil alkol azdır, bunların içinde alkolün rengi, tadı ve kokusu yoktur. Bunlara haram diyenler helal olan bir şeye haram demiş olurlar ki, bunun da büyük sorumluluğu vardır.


 

 

Gazlı içecekler (2)- Hayrettin Karaman

20.10.2006  yenişafak

Laikliğin tarifi ile “son zamanlarda ortalığı bulandırmak ve bulanık suda balık avlamak” için istismar edilen konular dizisine devam edeceğim. Ancak acil hale geldiği ve bana çok sorulduğu için 15 Eylül 2006 tarihinde birincisini yazdığım “gazlı içecekler” yazısına devam edeceğim.

Yıllardan beri bazı yiyecekler ve içeceklerin (gazozlar, kolalar, koruma maddesi içeren yiyecek ve içecekler, sana ve diğer bazı margarinler, sulu yolum yapılmış tavuk, kefir…) haram olduğu şayiası dolaşır. Biz de gerektikçe bu konularda açıklamalar yaptık. Şimdi sıra “yeniden” gazlı içeceklere geldi. “Yeniden” diyorum; çünkü gazozla ilgili olarak, bunun ekstrası etil alkol içinde eritilerek gazoza katıldığı için –yani içinde bu sebeple alkol bulunduğu için– haram olduğu daha önce söylenmiş, içilmesi caiz olduğuna dair gerekli açıklamalar yapıldığı için de halk, içmeye devam etmişti. Yakın zamanlarda bu alkol karışma meselesi kolalar için tekrar gündeme sokuldu, derken bütün gazlı içecekler sıraya girdi. Türkiye medyasında ben ilk haberi “koka kolada domuz varmış” şeklinde okudum, kaynağını araştırdım, medyada el-Ezher fetva heyeti zikrediliyordu. Bu kurumun sitesine girdik ve 21.02.2006 tarih, 4310 numaralı fetvaya ulaştık. Bu fetvada özetle şunlar var: “Adı geçen kola ile ilgili örnekler üzerinde yapılan araştırma sonunda uzmanların verdiği rapora göre kola içinde, domuz midesinden alınarak yapılmış bir protein veya enzime rastlanmamıştır, buna binaen mezkür kolanın içilmesinde bir sakınca yoktur.”

el-Ezher'in ilgili biriminin bundan başka bir fetvasına rastlamadım.

Şimdi gelelim genel olarak gazlı içeceklerin içinde alkol bulunması ve bu yüzden içilmesinin haram olması konusuna.

15 Eylül'deki yazımda, fıkhın muteber kaynaklarından şu bilgileri nakletmiştim: Necis olan veya yenmesi, içilmesi haram kılınan bir nesnenin azı da, çoğu da yenmez ve içilmez, ama bu nesne, temiz olan bir başka nesneye karışır, karıştırılırsa, keza yanma vb. şeklinde değişime uğrarsa hüküm değişir; yani o nesne haram ve necis (dince pis) olmaktan çıkar. Bizim konumuz karışma ile ilgili olduğuna göre, temiz suya karışma durumunda alkolün, o suyu (gazozu, kolayı) harama çevirmesinin şartına bakalım:

Bütün fıkıhçılara göre az olan haram, belli miktarda çok olan helale katıldığında karışım haram olmaz. Peki buradaki çok ne kadardır?

Önceki yazımızda bu konuda şu bilgiyi vermiştik:

Dince pis olan nesne az suya veya az sıvı maddeye karıştığı zaman su ve sıvı pis olur; içilmez ve onunla dînî temizlik yapılmaz. Çok suya pislik karıştığı zaman ise suyun rengi, tadı ve kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su pis olmaz. Çok su Hanefîlere göre yeri köşeli ise yüzeyi 10x10 arşın, yuvarlak ise 36 arşın, derinliği ise bir karışa yakın yerdeki sudur. Arşın yaklaşık iki karıştır. Şâfiîlere göre iki kulledir (büyücek küp, iki kule su, yaklaşık 200 kg. sudur), İmam Malik'e göre ise az su, içine düşen pisliğin rengi, tadı veya kokusu belli olan sudur, belli olmayan su ise çok su sayılır. Buradaki ölçülere göre çok sayılan suya mesela sidik veya şarap karışsa o su pis olmaz, onunla abdest alınır ve o su –sağlığa zararı yoksa– içilebilir (İbn Âbidîn, 1984 Kahraman yayınları, C.I, s. 185,188).

Dinde hüküm yukarıda yazıldığı gibidir. Bir sıvının içine alkol karışınca hemen “bu sıvı haramdır” denemez, haram olmasına hükmetmek için yukarıda açıklanan şartların gerçekleşmesi gerekir.

Gazlı içecekler büyük tanklarda yapılıyor, bunların içindeki sıvı/su, müctehidlerin birçoğuna göre “çok”tur. Buna göre gazlı bir içeceği elinize aldığınızda koklayınca alkol kokmuyorsa, tadınca alkol tadı vermiyorsa, bakınca alkol rengini almamış ise, o içecek temizdir, helaldir.

“Çoğu sarhoş eden içeceğin azı da haramdır” kuralına göre de baktığımızda, piyasadaki gazoz ve kolaların içilebilecek çok miktarı sarhoş etmediğine göre bu bakımdan da bir sakıncası yoktur.

Gazlı içeceklerin içilmesi konusunda bir de “sağlığa tesiri” ile Müslümanların servetlerinin yabancılara –bazen de Müslümanların düşmanlarına– akması açısından bakmak gerekir. Bu bakımlardan bir sakınca varsa ilgili içecekten uzak durmak kaçınılmazdır.

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

ismail Özelbaş ismail Özelbaş
BASIL YUSUF, KELİME-İ ŞEHADETİ BEŞİKTAŞ MÜFTÜLÜĞÜMÜZDE GETİRDİ

SON DAKİKA HABERLERİ

SON YORUMLANANLAR


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi