Anasayfa | Fetvahane | Gönenli Hoca | Hac İbadeti | Vaazlar | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Kurban İle İlgili Sorular

Kurban İle İlgili Sorular ve Cevapları

Kategori  Kategori : Fetva
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1012
Tarih  Tarih : 15 Kasım 2009 20:26

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

KURBAN İLE İLGİLİ SORULAR VE CEVAPLARI_2

dosyalar/9B9_KURBAN_SORULAR_CEVAPLARI.doc

KURBAN İBADETİYLE İLGİLİ BİLGİ VE HÜKÜMLER 

Kevser suresinde geçen: “venhar” emri, İslam bilginlerinin çoğuna göre, kurban kesmek anlamındadır. Zira bu konuda pek çok hadis-i şerif vardır. Dini bayramlarımızdan olan kurban Bayramı, Asr-ı Saadetten günümüze kadar (kurban kesilerek) kutlanmıştır. Eyyam-ı Nahr (Kurbanlık Hayvanların kesilmesi günleri) tabiri de, onbeş asırdan beri bu anlamda kullanılmıştır.

Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, kurbanın vacip olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.

Kurban ibadetinin pek çok hikmeti ve amacı vardır. Kurban sadece et yardımı amaçlı bir ibadet değildir. Hatta etinin dağıtılması bile, vacip değil sünnettir. Bunun özü; Allah’a yaklaştıran maddi bir fedakarlık ve O’nun emrine bir bağlılıktır.

Kurban ibadetinin dini delillerinin Kur’an-ı Kerim’de bulunmadığını iddia etmek ve Allah’ın bu çeşit bir buyruğunun olmadığını ileri sürmek de doğru değildir.

Kur'an-ı Kerim'de Hz. Peygamber'e hitaben "Rabb'in için namaz kıl, kurban kes." (Kevser, 108/2) buyurulmasının ümmeti de kapsadığı ve gereklilik bildirdiği görüşünde olan fakihler, belli şartları taşıyan kimselerin kurban kesmelerinin vacip olduğunu ifade etmişlerdir.

Kevser Suresindeki kurban kesme emrinden başka Kur’an-ı Kerim’de:

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ابْنَيْ آدَمَ بِالْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَاناً فَتُقُبِّلَ مِن أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الآخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ

 “(Ey Muhammed!) Onlara Adem’in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat! İkisi birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş; diğerininki ise kabul edilmemişti...” (Maide Suresi; 27). buyrulmuştur.

Saffat Suresinde de (Ayet: 107); Hz.İbrahim’in oğlu Hz.İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:

 “... Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.” (Hacc Suresi, 28)

“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hacc Suresi; 34)

“Biz büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar ayakları üzerine sıralanmış halde dururken üzerlerine Allah’ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan yiyin, isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun. İşte biz, şükredesiniz diye o hayvanları sizin emrinize verdik.” (Hacc Suresi, 36)

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

“Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır: Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc Suresi; 37)

Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlas ve takva olduğunun bizzat ayetin nazmında yer alması bunu ispat etmektedir. Allah’ın, kurbanın etme ihtiyacı olmadığına göre, hayvanın kesilmesi yerine nakdi tutarının ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasının daha uygun olacağı görüşünü bu ifadelerden çıkarmak doğru değildir.

Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadetinin ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirileceği kesindir. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.

Kurban ibadeti, hicretin ikinci yılında eda edilmeye başlanmış ve Hz.Peygamber (s.a.s.) hicretten itibaren on yıla yakın bir süre hep kurban (Udhiyye) kesmiştir. (Bknz: Tirmizi 20, K.El-Edahi, 11, Hadis No: 1507)

 “Enes (r.a.) diyor ki: Hz.Peygamber (s.a.s.) iki alaca (semiz) koç kurban kesti. Ayağını yanlarına basarak “Bismillah” deyip, tekbir aldığını gördüm., Sonra onları kendi elleriyle kesti.” (Buhari, 73, K.El-Edahi 9,14; Müslim 35, K.El-Edahi 17 Hadis No:1966)

Ayrıca Hz. Peygamber'in   birçok hadisinde hali vakti yerinde olanların kurban kesmesi emredilmiş veya tavsiye edilmiş, "Ademoğlu kurban bayramı günlerinde kurban kesmekten daha sevimli bir iş ile Allah'a yaklaşabilmiş değildir." (Tirmizî, Edâhi, 1)

Kurban Bayramı günlerinde kurban kesmenin vacip olduğunu kabul edenler, sadece Hanefiler değildir. İmam Evzai, Leys İbn. Sa’d ve İmam Malik de, kurbanın vacip olduğu görüşündedir.

Kurban kesildikten sonra fiyat belirlenmesi (Kurbanın Kilo İle Alınıp Satılması)

Kesildikten sonra sakatatını kellesini ve derisini hesaba katmaksızın geri kalan eti tartılarak kilosu şu kadardan fiyatı tespit edilmek üzere pazarlık edilerek satın alınan hayvanın kurban olarak kesilmesi ve yapılan bu alış-veriş caizdir.

Şu kadar var ki kilo fiyatının rayiç bedel şeklinde muallakta bırakılmayıp kaçtan olacaksa belirlenmesi ve derisi, kellesi, sakatatı gibi kısımlarının satıcıda kalmak üzere akitten istisna edilmemesi gerekir.

Aynı şekilde canlı olarak tartılarak kilosu şu kadardan fiyatı tespit edilmek üzere satın alınan hayvanın da kurban olarak kesilmesi ve yapılan akit caizdir.

(Kilosunun fiyati belli olmak kaydıyla, bir hayvanın canlı iken, yahut kesildikten sonra et olarak tartılıp fiyatının belirlenmesi suretiyle satılması caizdir.)

İhmal sebebiyle kesilemeyen kurban

Şartlarını taşıdığı halde ihmal v.b sebeplerle kurban kesmeyen bir kimsenin, o yıla mahsuben, bir kurban bedelini fakirlere vermesi, ayrıca  tevbe ve istiğfar etmesi icab eder.

Alınan Kurbanlığın ölmesi

Almış olduğu kurbanlık hayvanı ölen kişi, yükümlülük şartlarını taşıması halinde,

Bayramın ilk üç gününde ise; yeni bir kurbanlık alıp kesmesi,

Bayram günlerinden sonra ise; kurban bedelini tasadduk etmesi gerekir.


Borç alarak kurban kesmek

Kurban kesmekle mükellef olan bir Müslüman, elinde nakit parası yoksa borç alarak da kurban kesebilir.

 

Erkeğin eşi için kurban kesmesi

İslam dininde ferdin mülkiyeti esas olduğundan ailede (karı-koca) zengin olan kişi kim ise kurbanı onun kesmesi gerekir.

 

Kesilen kurbanın kanından sürme

Kesilen kurbanın kanından eve, arabaya, alna sürülmesi ve bundan bereket umulmasının dini bir temeli yoktur; eski örf ve âdetlere dayanmaktadır.

 

Adetli kadın ve Cünüp Erkeğin kurban kesmesi

Hayız gören kadın veya cünüp bir erkek kurban kesebilir.

Kestiği de yenir.

 

Ana rahmindeki çocuk için kurban

Anne karnındaki bebek için kurban kesilmesi gerekmez.

Ancak kişi hanımım hamile kalırsa kurban keseceğim diye adakta bulunması halinde, bu kişinin kurban kesmesi gerekir.

 

Kesilen kurbanın hasta olduğunun ortaya çıkması

Kesilen kurbanın hasta olduğu ortaya çıkıp, etinin  sağlık sebebiyle imha edilmesi halinde, eğer kurban  kesme günleri (bayramın ilk üç günü) çıkmamış ise iade edilen  para ile yeni bir kurban kesilmesi, kurban kesme günleri geçmiş ise, bu paranın fakirlere tasadduk edilmesi gerekir.

 

Zengin bir kimsenin aldığı kurbanlık hayvanın kurban günlerinden önce ölmesi

Zengin bir kimsenin aldığı kurbanlık hayvan, kurban günlerinden önce ölürse, bu kimsenin yeniden bir kurbanlık hayvan alması gerekir.

Zengin bir kimse bir şahısa para verip "bununla kurbanlık hayvan al ve benim adıma kurban kes" dese; ancak bu şahıs parayı harcasa; zengin olan şahıs da bu durumu eyyam-ı nahr (kurban kesim günleri) geçtikten sonra öğrense vekilin sözkonusu parayı tazmin etmesi gerekir. Zengin olan kimsenin kurban yükümlülüğü düşmez. Ancak eyyam-ı nahr geçtikten sonra bu paranın fakirlere tasadduk edilmesi gerekir.

 

Kurbanlık Hayvanların Gebeliğinin Önlenmesi

Allah Teâla diğer yeryüzü nimetleri gibi hayvanları da insanların hizmetine vermiş ve onlardan çeşitli şekillerde faydalanmayı helal kılmıştır.

Ancak kurbanlık için hazırlanan hayvanların daha fazla etlenmelerini temin maksadıyla gebeliklerinin sonlandırılması; fıtrata müdahale, ekolojik dengenin korunması ve hayvanlara karşı şefkatli davranma çerçevesinde ele alındığında dinen uygun değildir.

Dinimizce uygun görülmeyen şeyleri yapmak günah olduğu gibi, böyle şeylere rıza göstermek ve aracı olmak da günahtır. Ancak, kurbanlık veya etlik olarak beslenen hayvanların gebe kalmalarını engelleyici ilaç ve benzeri şeylerin kullanılmasında dinen bir sakınca yoktur.

 

Kurbanı sıra ile kesmek

Dinî hükümlere göre, bir aile içinde herkesin malı kendisine aittir, müşterek bir aile malı yoktur. Bu itibarla, yukarıdaki niteliklere göre kurban kesmekle kim mükellef ise, kurbanı o keser.

Karı-koca her ikisi de kurbanla mükellef ise, her ikisi de keser. Sadece birisi mükellef ise, mükellef olan keser. Her ikisi de mükellef değiller ise, hiçbiri kesmeyebilir.

Mükellef olmadıkları halde kurban kesmek isteyenler de nafile olarak bu ibadeti yapabilirler.

 

Kredi kartıyla kurban alma

Kurban kesmekle mükellef olan şahsın, satın alacağı hayvanın ücretini kredi kartıyla ödemesi, kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez.

 

Çocuğun Babasına Gönderdiği Para İle Kurban Kesmek

"Çocuğun babasına gönderdiği kurban parası ile babanın yaptığı kurban kabul değil" sözü doğru değildir.

Oğlu veya başkası tarafından kendisine bağış yapılan kimse, bağışlanan para ile kurban kesebildiği gibi daha başka ibadetler de yapabilir.

 

Yolcunun kurban kesmesi gerekir mi?

Kurbanın vacip olmasının şartlarından biri de mukim olmaktır. Dolayısıyla seferi olanların kurban kesmeleri vacip değildir. Ancak, kesmek isterlerse kesebilirler.

Sefer halinde iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönseler dahi yeniden kurban kesmeleri gerekmez.

Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenler ise kurban kesmelidirler.

Kurbanlık hayvanlarda, kurban edilmesine engel teşkil eden kusurlar

Hadis-i şerîfte; belirgin körlük, hastalık, topallık ve iliği yok denecek kadar zayıflık olarak belirlenmiştir.

Bunların dışındaki kusurlar ise, müctehitler tarafından, kendi dönemlerindeki hayvanların değerini düşüren kusurlar esas alınarak belirlenmiştir.

 

Kurbanın süt dişleri

Kurbanlık hayvanın kurban edilebilmesi için, süt dişlerini değiştirmiş olması gerekir. Bu şartları taşımayan bir hayvanı kurban eden kişi kurban ile mükellef (zengin) ise, kurban kesim günleri içinde yeni bir kurbanlık olarak kesmesi, kurban kesim günlerinin çıkması halinde bedelini tasadduk etmesi gerekir. 2 tam yılı doldurduğu halde dişini değiştirmemiş olanlar da kurban edilir.
Kurban kesilen hayvanın sonradan anlaşılan önemli hastalığı

Kurbanlık hayvanın kesilmeden önce hastalığı bilinmiyor ve başka bir özrü de yoksa, kestikten sonra hastalığının anlaşılması halinde yeniden kurban kesilmesi gerekmez.

Ancak satıcının ayıbından dolayı kurbanlığın bedelini bayramın ilk üç gününde iade etmesi durumunda yeniden kurban alınarak kesilir. Bundan sonra iade edilmesi halinde bu parayı fakirlere tasadduk eder.

 

Gebe hayvanın ya da yeni doğuran hayvanın kurban edilmesi

Doğumu yaklaşan gebe hayvanı ya da yeni doğuran hayvanı kurban olarak kesmek mekruhtur.

 

Kurbanlık Hayvanın Yaşı

Kurbanlık hayvanların yaş sınırı, ictihatla değil, Hz.Peygamber'in sünneti ile tesbit ve tayin edilmiştir.
                Hadis-i şeriflerde belirtildiği üzere, keçi ve koyun bir yaşını; sığır iki yaşını, deve ise beş yaşını doldurunca kurban olarak kesilebilir. Ancak altı-yedi aylık iken bir yaşında imiş gibi gösterişli olan koyunun kurban olarak kesilmesi caizdir.

Bu hayvanların yaşları hesaplanırken hicri takvim dikkate alınır. Bir kameri yılda 354 gündür.

Hangi cins olursa olsun, bir yaşını doldurmayan keçi; iki yaşını doldurmayan sığırın kurban olarak kesilmesi geçerli değildir.

 

Tek veya çift sayıda ortak tarafından kurban edilebilir.

Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar, tek veya çift sayıda ortak tarafından kurban edilebilir. Ancak bu hisselerden birini iki kişinin ortaklaşa kurban etmeleri caiz değildir. Ayrıca yediden fazla kişi, iki veya daha fazla büyük baş hayvana ortak olarak kurban kesseler, bu kurbanların hiçbiri geçerli olmaz.

 

Hissedarlardan her birinin kurbanlarını aynı maksat için kesmiş olmaları gerekmez. Bir kısmı vacip veya nafile udhiyye için, diğer bir kısmı ise adak kurbanı olarak niyet edebilirler.

Ancak hepsinin kurbanlarını ibadet niyetiyle kesmeleri gerekir. İçlerinden biri kurbana niyet etmeksizin sırf et almak için iştirâk etse, hiçbirinin kurbanı sahih olmaz.

 Böyle birkaç hisse olarak kesilen kurban etinin, ortaklar arasında tartı ile ve eşit olarak paylaşılması gerekir. Götürü usûlü ile taksim câiz olmaz.

 

Kurbanlıkların bayıltılarak kesilmesi  (Şokla kesim)

Fazla eziyet vermemek (ölüm acısını azaltmak) maksadıyla, kesim esnasında hayvanın elektrik şoku ile veya narkoz vererek bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kesilmesine engel ayıplarından sayılmaz.

Çünkü kurbana engel ayıp, kesim esnasında meydana gelen arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan ve emsaline göre hayvanın değerini noksanlaştıran kusurlardır.

Kesim esnasında meydana gelen kusurlar, kesim işlemine dahil bir ameliyye olup, kurbana engel ayıp sayılmaz. Bu itibarla, canlı olarak (şok etkisi ile ölmeden önce hemen) kesilmek kaydı ile kurbanlık hayvanın elektrik şoku ile bayıltılarak kesilmesi caizdir. Hayvan henüz kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi, eti de yenilmez.

 

Vekalet yoluyla kurban kesimi?

Kişinin keseceği kurbanı bizzat satın alması, kendisinin kesmesi veya kesilirken yanında bulunması, -kurbanın sahih olması için- gerekli değildir. Bunlar vekalet yoluyla da yapılabilir.

Çünkü kurban, mali bir ibadettir. Mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet caizdir.

Kurbanı kişi kendi bulunduğu yerde vekalet vererek kestirebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet vererek kestirebilir.

Aynı şekilde vekalet, sözlü olarak verilebileceği gibi, yazılı olarak, telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile de verilebilir.

 

Kurbanlık hayvandan yararlanma

Bir kimse, kendi evinde besleyip büyüttüğü veya kurbanlık olarak satın almadığı bir ineğini, kurbana bir müddet kala kurban edeceğine niyet etse de bu ineğinin sütünü yiyebilir, ondan istifade edebilir.

Fakat kurban olarak alınan bir hayvanın kesim öncesinde sütünden ve yününden yararlanmak uygun değildir. Şayet yararlanılmışsa bedeli sadaka olarak verilmelidir.

 

Kurbanın Eti Kurban eti nasıl değerlendirilir? 

Kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak veya kurban kesenin kendisi veya ailesi için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı, kurban etini üçe taksim edip, (yenilmek, ikram edilmek ve fakirlere dağıtılmak üzere) birini kurban kesmeyen yoksullara, bir bölümünü akraba, tanıdık ve komşulara vermek, birini de ailesi ile birlikte yemek üzere evde bırakmaktır.

Kurban etlerinin bayram günlerinde dağıtılması daha uygun ise de ihtiyaca göre bayramdan sonraki günlerde de dağıtılabileceği gibi ev halkı tarafından da yenir.

 

Kurban etinden Kasap ücreti vermek

Kurban etinden kasap ücreti de verilmez. Hz. Ali'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (a.s), develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çullarını paylaştırmamı emretti ve onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı ve kasap ücretini biz kendimiz veririz" buyurdu. (Müslim, Edahî, 28; Ebu Davud, Edahî, 9; Nesâî, Dahâyâ,37)

Ancak şart koşmamak kaydıyla kurbanın eti veya derisi kesene bağışlanabilir.

 

Kurbanın yenilmesi caiz olmayan azaları şunlardır :

İdrar yolu (ferci),  Hayaları,  İdrar torbası, Safra kesesi (öd), Akan kanı, Tenasül uzvu

Hayvanın bu kısımları kesildikten sonra parçalanırken ayrılır ve atılır.


Kurban etinin satılması

Kurban, sırf Allah rızasını kazanmak için kesildiğinden kurbanın deri, et, yağ, baş, ayak, yün ve süt gibi parçalarının sahibi tarafından satılması ya da kesim ücretinin bunlarla ödenmesi caiz değildir. Nitekim Hz.Peygamber "Kurban derisini satan kimsenin kurbanı yoktur" buyurmuştur. Eğer böyle bir şey yapılmışsa, kıymetinin tasadduk edilmesi gerekir.

Kurbanda esas olan kanın akıtılması olmakla birlikte sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı sağlaması bakımından etinin fakirlere tasadduk edilmesi önem arz etmektedir. Bu itibarla, kurban etinin doğrudan fakirlere tasadduk edilmesi yerine satılarak bedellerinin verilmesi caiz olmakla birlikte böyle bir davranış kurban etinin espirisine uygun değildir.

Ancak hayır kurumlarının vekalet yoluyla kestikleri veya kendilerine bağışlanan kurban etlerini kasaba verip daha sonra aynı miktarda et almaları caizdir.

Ayrıca vekalet yoluyla kurban kesimlerinde vekalet veren kimselerin paralarıyla kurban almayıp bu paranın bir hayır kurumuna yatırılması, bunun yerine onlar adına alınacak kurbanın ücretinin kesildikten sonra  etleri satılarak ödenmek kaydıyla satın alınması caiz değildir.

Ancak vekalet verenlerin bu konuda sorumlulukları bulunmamaktadır.

 

Yurtdışında Kurban Kesenlerin Etleri müslümanlara ulaştırma imkanının sağlanamaması halinde,

İsteyen vatandaşlarımızın, önceden bedelini ödeyerek, Müslümanların kurduğu bir vakıf ya da bir kuruluş organizesiyle vekaleten kurbanlarını kestirmeleri ve

Bu kurbanların etlerinin yoksul Müslümanlara et olarak ulaştırılması caiz olduğu gibi söz konusu etlerin, kısmen veya tamamen et olarak müslümanlara ulaştırılması imkanının sağlanamaması halinde bunların rayiç bedelle satılarak bedelinin yukarıda geçenlere sarf edilmesinde dinen bir sakınca yoktur.

 

Hac kurbanları Türkiye’de kestirilebilir mi? 

Temettu haccı  ile kırân haccı’nda harem bölgesinde (Kabe ve civarı) şükür kurbanı (hac kurbanı, hedy) kesilmesi vaciptir (Bakara 2/196).

وَأَتِمُّواْ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ وَلاَ تَحْلِقُواْ رُؤُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ

فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضاً أَوْ بِهِ أَذًى مِّن رَّأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَا أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ

“Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir.”

Bu nedenle,  hac kurbanının harem bölgesi dışında kesilmesi caiz değildir. Bu konuda din bilginleri arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.

 

Ölü kurbanı var mıdır? (Ölen anne-baba adına kurban kesme - Ölü İçin Kurban Kesilir mi?)

Ölü kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak, ölü adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir.
                Vasiyeti yoksa, ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez. Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlanmak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir.

Etinin durumu: Ölenin kendisi için kurban kesilmesine dair;

Vasiyeti yoksa, kesen kimse, bu kurban etini fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi ve zenginler de yiyebilir.

Vasiyet varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması gerekir.

Kesilme Zamanı: Ölen kimsenin vasiyeti olmaksızın, sevabı onun ruhuna bağışlanmak üzere kesilen kurbanın kesilmesi daha faziletli her hangi bir zamanda kesilmesi caiz ise de, kurban bayramı günlerinde ve daha sevaplıdır.

Ölenin vasiyyeti gereğince kesilen kurban ise, ancak kurban bayramı günlerinde kesilir.

 

Kurban Yerine Bedelini Vermek  (Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?) 

Kurban ibadeti, kurbanlık hayvanı kesmek suretiyle yerine getirilir. Bunun  için kurban bayramında kesilen kurbanı veya adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olmaz.

Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü sünnettir.

Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, kurbanın vacip olduğudur.

İbadetlerin; şekil, şart ve bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.

 

Kurban ve infak

Allâh Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir.  Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir.

Netice itibariyle, maddi yardımda bulunmanız kurban yerine geçmez. Kurbanınızı vekalet yoluyla kestirebilirsiniz.

Kurbanın rüknü, kurbanlık hayvanın kesilip kanının akıtılmasıdır. Kurbanlık hayvan bizzat veya vekalet yolu ile kesilmedikçe, parasını tasadduk etmekle, kurban vecibesi edâ edilmiş olmaz.

 

Dini bayramlar; insanlığın ırk, din, dil coğrafya ayırımı olmaksızın inanç birliğinde hep birlikte kutladıkları birlik ve beraberlik günleridir. Milli bayramlar bir ulusun diğerine karşı zaferinin ifadesi iken dini bayramların bu ayırımı da yoktur. Bayramlar, mutluluğun ve sıkıntıların paylaşıldığı, varlıklı olanların varını yok olanlarla paylaştığı, zenginin fakirin halini gördüğünü ortaya çıkaran önemli sosyal vakıalardır.

 

Hazırlayan: İsmail ÖZELBAŞ   Üsküdar Vaizi/İstanbul  2009

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

ismail Özelbaş ismail Özelbaş
BASIL YUSUF, KELİME-İ ŞEHADETİ BEŞİKTAŞ MÜFTÜLÜĞÜMÜZDE GETİRDİ

SON DAKİKA HABERLERİ

SON YORUMLANANLAR


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi